12 04 2010

Bahar

Her konuda olduğu gibi bahar konusunda da yazmakta geciktim :) Bütün bloglarda boy boy tomurcuklar, filiz vermiş ağaçlar, çiçek basmış dallar, bahçeler... Hatta bazıları mangal sefasına bile başlamış... Benim çekebildiğim 2-3 resim de fotoğraf makinemin lensindaki kocaman parmak izi nedeniyle flu :( Baharın bile tadını çıkaramıyorum hüleayynnn!!


Mart'ın o karanlık iğrenç sabahlarında ayaklarım geri geri işe giderken, içime azıcık umut dolduran bir şey keşfettim. Nasılsa geçip gidecekti pis kış, az kalmıştı bahara... İşteki son haftama onun sayesinde tahammül edebildim... teşekkürler Candan Erçetin! O nasıl güzel bir şarkıdır ve nasıl güzel bir yorumdur... Ağlamak istiyorum her dinlediğimde (ama mutluluktan!)

Hafta sonu annemle babamın 30. evlenme yıldönümleriydi. Kutlamalar kapsamında onlar Ankara'dan biz İstanbul'dan yola düşüp Esentepe'de buluştuk. (Esentepe Sapanca'nın karşı kıyısı, Sakarya Üniversitesi'nin ana kampüsünün olduğu gerçekten esen bir tepe! Depreme kadar Adapazarı'nda yaşamış, depremle birlikte Ankara-İstanbul ekseninde ikiye bölünmüş bir aile olarak zaman zaman -özellikle bahar ve yaz aylarında- Esentepe'de buluşur, bahçede sac böreği partisi yaparız :) )

Cuma gecesi göl kenarında yayın balığı, cumartesi gecesi ise meşhur Köfteci İsmail'de Islama Köfte ziyafeti ile mideleri şenlendirdik. Üstüne evde nostalji gecesi yapıp babamın 8 mm kamerasıyla çektiği benim ve kardeşimin küçüklük filmlerini perdeye yansıtıp seyrettik. Kendimden çok annemin güzelliğinden, babamın çiroz görünüşünden etkilendim :) Birlikte büyürken farketmiyorsun ama birden 30 sene önceyi koyunca önüne insan şok oluyor!

Çok gülüp, çok eğlendik... Bizimkiler için de iyi bir nostalji oldu. Babaannem ve dedem 53 sene evli kalmışlar, darısı başınıza, darısı başımıza diyip durduk bütün gece...

Nice 30'lara conconlar... sizi seviyoruzzz :)



0 düşünce:

Yorum Gönder