27 Ocak 2010 Çarşamba

Kar Küresi

En sevdiğim hediyeliktir kar küresi. Hiç kar kürem olmadı, ondan belki de :)

Kar yağarken pencereden bakmaya bayılırım o yüzden. Bütün dünya(m) bir kar küresi olmuş gibi gelir.

Anneciğim bizde günlerdir. Benim peşimde helak oldu kadın. Bir yandan evin eksikleri, bir yandan işe başlamadan yapmam gereken resmi ıvır zıvır, toplanacak evraklar, yapılacak başvurular falan derken, tombilim şoför gibi oradan oraya taşıdı beni.

Bu sabah elektrik işleri için Bedaş'a gittik Sarıyer'e. Sonra da Beşiktaş'a bırakacaktı beni. Sahilden gidelim dedik.

Oh Mon Dieu! Nasıl bir güzellik...



Sahil yolu bomboş, trafik yok. Martılar çılgın gibi denizin üstünde, kıyısında... Hafiften bir güneş köprünün üstünden boğazın kurşun rengi sularına vuruyor. İnsanı ya sanatçı eder bu şehir ya aşık...



Anneme sağa çekme direktifini verdiğim gibi kardeşimle kendimizi dışarı attık. Benim elimde küçük dandik makinem, kardeşimde yarı-profesyonel bir makine aynı kareleri yakalamaya çalıştık. Bunlar benim yakaladıklarım...



İyi bir makine alıp kursa gideceğim günlerin hayalini kurdum dönüş yolu boyunca. Hiç bir iddiam yok, sadece doğru ışığı yakalamayı, doğru ayarları yapmayı öğrenip, gözümün gördüğü güzelliğin aynısını yakalamayı becersem yeter bana.



İstanbul her gün böyle sakin, trafiksiz ve huzurlu olsa gerçekten yaşanası bir şehir olurdu. Hani Avrupa'da bir senedir gezip durduğum onca yer var ya, yanına yaklaşamaz bu güzeller güzelinin... Ama biliyorum ki işe başladıktan sonra bütün fikirlerim değişecek İstanbul hakkında. Ne kötü :(

Arkası yarın yapayım: Yarın da bizim evden / siteden kar manzaraları...

24 Ocak 2010 Pazar

Ben bi şey yaptım :))


Dedim ki 2009 çok güzel, çok özel bir yıldı benim için ama ya 2010 daha güzel olursa?

Kelimelerim boğazıma, parmağımın ucuna düğümlendi kaldı haftalardır. Yazmadan olmayacak anladım...

Bu blog bir Brüksel günlüğü olsun istiyordum. Ama "balık hafıza" beni o kadar iyi özetliyordu ki, ondan da vazgeçmek istemiyordum. O kadar güzel insanlar, bloglar tanıdım ki geçen yapayalnız yılımda, kapıyı çekip çıkmak, sadece sessizce takip etmek çok yazık olacaktı. Aldım yazıları, içe aktar, dışa aktar falan bişeyler yaptım, Balık Hafıza'nın Belçika Günlüğü çıktı ortaya... Şimdi 2009'um orada, ben buradayım... :)

1 Şubat'ta yeni bir sayfa açıp yeni bir işe başlıyorum. 2010, vaad ettiği kadar güzel bir yıl olsun dilerim. Dışarıdaki kar gibi bembeyaz, tertemiz, huzurlu olsun...


foto: wowturkey.com